Sağlık Sorunun Varsa Anlarsın Hastahanenin, Doktorun, Hemşirenin Önemini
Elli yıla yakın sağlık sektörünün içinde bulunmam münasebetiyle, hasta, ve doktor ilişkileriyle,hastahanelerde yürütülen sistemden haberdar olduğumu söyleyebilirim.
Her sabah ,Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastahanesi ve Şehir Hastahanesi'nin arasından geçip, iş yerime ulaşmaktayım.
Hastahanelere her bakışımda çare bekleyen hastalara acil şifalar dileyip en kısa zamanda iyileşip evlerine dönmeleri için dua ederim.
Sabahın ilk saatleri olmasına rağmen her iki hastahanenin önündeki araç çokluğu hastahanelerin potansiyelini yansıtıyor.
Bu hafta içerisinde sağlık sorunumu çözmek için gittiğim Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastahanesi'nde ki kalabalığı görünce "Allah hekimlerin ve hastaların yardımcısı olsun" deyip bu hastahaneyi kuranların ,kuruluşunda çaba gösterenlerin ne kadar büyük bir sevap işlediklerini hatırladım.Prof.Dr. İhsan Doğramacı'nın tıp fakültesi kurulması için nasıl çaba sarf ettiğini düşünerek toplum önderlerinin asla unutulmayacakları gerçeğini gördüm.
Hastahane tabir yerindeyse ana baba bir günüydü.Asansörler hasta ve yakınlarını taşımakta zorlanıyor,servislerin,poliliniklerin,görüntüleme merkezinin önündeki kalabalık hastahanenin yükünü ve bu yükü sırtlarında taşıyan doktor hemşire ,hasta bakıcı ve yönetici kadronun performansını anlatıyordu.
Sağlık sorunumun çözüm adresi Genel Cerrahi bölümüydü.
Yarım asır Erzurum'da Genel Cerrahlık yapan ağabeyim Dr.Cengiz Güzel'den dolayı bu servis hakkında maziye ait çok bilgim ve yakınlığım vardı.
45 yıl önce operasyon için giitğim Genel Cerrahi servisine ikinci gelişimdi.
O yıllar Erzurum'a kısa bir süre için gelen Prof.Dr Abdulmuttalip Ünal ameliyatımı yapmıştı.
Prof.Dr Tahsin Demirtaş (Tahsin Baba),Prof.Dr. Dursun Akdemir aklıma gelen eski hekimlerdi.
İlk başvurum, emekli olmasına rağmen tıp fakültesinde öğrencilere gönüllülük esasına göre ders anlatıp ,tecrübelerini aktaran Prof.Dr.Durkaya Ören hocam oldu.
Hocamın görüşleri doğrultusunda hemşehrim Prof.Dr İlhan Yıldırgan'la görüşüp operasyonla ilgili süreci başlattık.
Serviste her yönüyle konusuna hakim olan Sultan Hemşire ağırbaşlı,bilgili ve saygılı duruşuyla "servisin sultanı" konumundaydı.
Serviste müthiş bir düzen ve disiplin kendini gösteriyor, geçmiş dönemin ağır hocaları Prof.Dr Burhanettin Savan'ın, Prof.Dr.Ayvaz Karabıyıkoğlu'nun geleneğini Prof.Dr.Durkaya Ören , Prof.Dr Müfide Akçay veProf.Dr İlhan Yıldırgan'ın sürdürmeleri serviste kendini hissettiriyordu.
Herşey saat gibi eksiksiz işliyordu.Hekiminden öğrencisine, hemşiresinden çalışanına herkes işini biliyor ve eksiksiz yapıyordu.
Salı günü sabah 07 00'de hastahanedeydim. İçerisi yavaş yavaş hasta ve hasta yakınlarıyla doluyor, serviste ; asistanlar,hemşireler yerini almış hocalar sırayla geliyordu.
Durumu görünce hangi devlet dairesinde bu saate yetkililer ve görevliler yerinde olur diye mukayese yaptım.
Ameliyathaneye gitmek üzere sedyeye oturduğumda emin ellerde olduğumun farkındaydım.
26 ameliyathanenin bulunduğu birime geçtiğimizde başka bir aleme girmiş gibiydim.
Ardı ardına sedyelerle taşınan her branşta hastalar bir odada toplanıyor ve oradan sırası gelen hasta branşıyla ilgili ameliyathaneye götürülüyordu.
Toplanma odası çok renkliydi.Yanımdaki sedyede Kağızman'dan gelmiş göz ameliyatı olacak Efendi isimli vatandaşın Yunus Emre'den, Aşık Şenlik'ten şiirler okuması ortama güzel bir hava getirdi.
Birbirleriyle çok kısa sürede kaynaşan bir toplum olduğumuzdan odadaki hastalarla hemen muhabbete girdik.
Kimi böbreğinden,kimi ayağından,kimi beyninden,kimi gözünden ameliyat olacaktı.
Sıram geldiğimde değerli kardeşim Prof. Dr Nazım Doğan ve Prof.Dr. Hüsnü Kürşad yanımda belirdiler.
Anestezi alıncaya kadar tıp fakültesi ile ilgili kısa bir sohbet yaptıktan sonra Prof.Dr. Nazım Doğan Hocanın oksijen diye koklattığı narkotik ilaçla dünyadan koptum.
Artık, Prof.Dr. İlhan Yıldırgan ve ekibinin elindeydim.
Bir kaç saatlik filim kopmasından sonra kendimi yatağımda buldum.
Operasyonum gayet iyi geçmiş ve bu kadar kısa sürede bu işin nasıl yapıldığını anlamaya çalışıyordum.
Bir gece kaldığım hastahanede sabaha kadar tüm hastaların rutin kontrollerinin yapıldığına şahit oldum.
Yemekler hastanın durumuna göre ayarlanıyor ve refakatçilerde yemek servisinden faydalanıyordu.
7/24 saat tıkır tıkır işleyen bu sistemi görünce yan gelip yatan,çifte maaşlarla göbeğini kaşıyan,üretmeden,çalışmadan devleti hortumlayan omurgasızları düşündüm.
Bu münasebetle başarılı bir opersyonla beni sağlığıma kavuşturan Prof.Dr İlhan Yıldırgan 'a,Dr.Kadir Aktepe'ye ,Anestezimde yanımda olan Prof.Dr Nazım Doğan'a,Prof.Dr Hüsnü Kürşat'a ,operasyonumun başından sonuna kadar yanımda bulunan değerli büyüğüm Prof.Dr.Durkaya Ören'e,ameliyat ekibine, servisteki asistanlarla, servisin baş hemşiresi Sultan Büyük ile hemşirelere, ve tüm çalışanlara en kalbi şükranlarımı sunuyorum.