Vahdet Nafiz AKSU

Vahdet Nafiz AKSU


BÜYÜKŞEHİRE BİR ÖNERİ: HER SEMTE BİR "İKRAMEVİ"

09 Mart 2026 - 00:35

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın sıkça vurguladığı, "Milletin gönlüne girmeyen bir hizmet, ne kadar büyük olursa olsun eksiktir" tespiti, tüm belediyeler için temel bir rehber niteliğindedir.

​Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen’in önemle üzerinde durduğu ve bir sosyal belediyecilik zinciri halinde başarıyla uyguladığı Halk Pazarları projesini, yerel yönetim adına gerçek bir başarı öyküsü olarak görüyor ve canı gönülden alkışlıyorum.

​Bu projenin ilk adımları atıldığında şu değerlendirmeyi yapmıştım:

​"Bazen halkın günlük hayatını kolaylaştırmaya yönelik mütevazı bir çaba; devasa bir binadan veya köprüden çok daha fazla anlam taşıyabilir. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı Halk Pazarı Projesi, 'sosyal belediyecilik' anlayışını somutlaştıran, 'İşte böyle işlerle gelin, Allah razı olsun!' dedirten son derece değerli bir girişimdir."

Şube sayısı 13'e ulaşan Halk Pazarları, görünen o ki sadece dar gelirlinin bütçesine nefes aldırmakla kalmadı; devletin şefkatli elini yanında hisseden vatandaşın gönlüne de dokundu. Ne de olsa, halkın gönlüne giden yol biraz da tenceresinden geçer.

​Bu güzel icraatı desteklemekle kalmamış, o günlerde kaleme aldığım bir yazımda emeklilerimiz için de şu öneride bulunmuştum:

"Erzurum’da içinde spor salonu, kütüphane, mescit ve sağlık kabini bulunan, hesaplı ikramların yapıldığı Emekli Yaşam Merkezleri veya geniş kapsamlı bir Emekliler Külliyesi kurulamaz mı? Kışın uzun sürdüğü bu şehirde, büyüklerimize sıcacık bir sohbet ortamı sunmak, onlara verilecek en güzel hediyedir."

​Bugün bu teklifimde ısrarcı olduğumu tekrarlıyor, başarıyla süregelen Halk Pazarı projesine "ikiz kardeş" olacak yeni bir öneri sunuyorum: HER SEMTE BİR İKRAMEVİ.

İKRAMEVLERİ: SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN YENİ ALTIN HALKASI

EBB Kültür AŞ’nin başarılı Genel Müdürü Muharrem Aksu’nun, "Tebrizkapı Kültür ve Sanat Çarşısı’nda en kaliteli ve en hesaplı sulu yemek hizmetini başlattık" açıklamasını, altını çizerek not etmişim.

Kültür AŞ, bugün restoran ve kafe işletmeciliğinde 5 yıldızlı otel konforunu aratmayan bir profesyonelliğe ulaşmış durumda.

​Madem belediyemizin böyle bir tecrübesi, birikimi ve maharetli ekibi var; neden bu imkândan dar gelirli vatandaşlarımız daha yaygın ve uygun koşullarda yararlanmasın? Tıpkı Halk Pazarlarında olduğu gibi, her semte bir Halk Lokantası açılamaz mı? Evet, derseniz adını biz koyduk bile: İKRAMEVİ.

İkramevlerini, kolay ulaşılır yerlerde ferah, mümkün olduğunca geniş, sade ve kaliteli olarak tefriş edilmiş mekânlar olarak hayal ediyorum. Buralarda, devlet kayıtlarında ihtiyaç sahibi olduğu belirlenen kişilere verilecek 'ikram kartı' ile bu hizmet bedelsiz olarak sunulabilir. Diğer konuklar ise yalnızca maliyetine yemek yiyerek hizmetten istifade edebilirler.

​Dar gelirli hemşehrilerimize ucuz ve kaliteli yemek ikramı sunacak böyle bir hizmete imza atarak "kimsesizlerin kimsesi" olmak ne büyük mutluluk ve ne emsalsiz şereftir, değil mi?

Velhasılıkelam, sosyal belediyecilik, bir şehrin sadece caddelerini değil, o caddelerde yürüyen insanların geleceğini ve huzurunu inşa etme sanatıdır.

Engellilerden yaşlılara, dar gelirlilerden gençlere kadar toplumun her kesimini kucaklayan bu tür projeler, Erzurum’u sadece "ömür sürülen bir şehir" olmaktan çıkarıp, "huzur duyulan bir yuva" haline getirecektir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum